Haftalık bültenin beşinci sayısına hoş geldiniz! Her hafta olduğu gibi bu hafta da, ilham verenleri, keyifli lezzetleri, haftanın mekanını, haftanın alıntısını, hikayesini ve daha fazlasını konuşuyor olacağız. Haftanın hikayesi: Sonra, ne kadar sonra? Dolu dolu hayatlarımızın, yoğun programlarımızın içinde her şeye aynı anda vakit ayırmamız mümkün olmuyor. Hep bir koşturmaca içindeyiz; bazı şeyleri erteliyor, “sonra […]
yaşam
İlişkiler, hedefler, yıl değerlendirmeleri, kitap önerileri… Yaşamın tam da içinden birçok farklı konu, birçok farklı düşünce.
Neşenin Gücü: Frédéric Lenoir ile Neşeyi Yeniden Anlamak
Bazı kavramlar vardır, çok kullanıldıkça anlamı azalır, içi boşalır. Herkese göre farklı bir anlama gelmeye başlar ve bu da onun özünün gün geçtikçe daha az anlaşılmasına, anlam karmaşası yaratmasına neden olur. Neşe de bu kavramlardan biri. Fakat Fransız düşünür Frédéric Lenoir, neşe kavramını Neşenin Gücü adlı kitabında farklı boyutlarla, farklı bakış açıları ile ele alarak […]
Haftalık Bülten 4
Minik bir aradan sonra, haftalık bültenin dördüncü sayısına hoş geldiniz! Her hafta olduğu gibi bu hafta da, ilham verenleri, keyifli lezzetleri, haftanın mekanını, haftanın alıntısını, hikayesini ve daha fazlasını konuşuyor olacağız. Haftanın hikayesi: Yaptıkça oluyor mu gerçekten? Hani klasik bir laf vardır ya, “practice makes it perfect” — yani yaptıkça daha iyi olur. Peki gerçekten […]
Haftalık bülten 3
Haftalık bültenin üçüncü sayısına hoş geldiniz! Her hafta olduğu gibi bu hafta da, ilham verenleri, keyifli lezzetleri, haftanın mekanını, haftanın alıntısını, hikayesini ve daha fazlasını konuşuyor olacağız. Haftanın hikayesi: ikinci el alışveriş – garage sale’imiz Bulunduğumuz çağı tüketim çağı, oburluk çağı, gösteri çağı, değersizleştirme çağı gibi çeşitli sıfatlarla tanımlarsam, aşağı yukarı benimle hemfikir olacağınıza inanıyorum. […]
Haftalık Bülten no 1
Haftalık bülten nedir? Her hafta üretirken, okurken, gezerken, düşünürken, çalışırken, yani aslında hayata karışırken biriktirdiklerimi toparladığım küçük bir günlük, mola, ilham durağı. Tam olarak ne bir rehber ne de bir “daha fazlası” çağrısı, aksine hayatı farklı açılardan izlemeyi sevdiğim ve bunu yaparken de paylaşmak istediğim kişisel bir günlük. Haftanın hikayesi, mekanı, ilhamı, alıntısı, parçası, lezzeti… Kısacası: beni […]
Ne diyorum, aslında ne demek istiyorum? Yanlış kullandığımız kavramlar ve aslında demek istediklerimiz – Part I
Hepimiz başımıza gelen olayları, insanları, durumları bir şekilde sözcüklere dökerek anlamlandırıyoruz. Herkes gibi biz de dünyayı kendi bakış açımızdan görüyor, bu gözle değerlendiriyor ve yorumluyoruz. Bu, insan olmanın çok doğal ve kaçınılmaz bir yönü. Bazı kavramlar çevremizde, toplumda ya da aile içinde o kadar uzun süredir yanlış kullanılıyor ki, biz de onların anlamlarını sorgulamadan olduğu […]
Seyahatin bana öğrettiği 7 şey
Dünyayı ne kadar sevdiğimi sık sık anlatırım, hem de genelde konu hiç o değilken. Başka bir şeyden bahsederken birden bire benden ‘frambuaza aşığım ya mükemmel bir şey değil mi’ gibi bir cümle duymanız mümkün mesela, yakın çevremin çok başına gelmiştir. Dünyada sayısız güzel şey olduğuna inanıyorum, (evet bunlardan biri frambuaz elbette) seyahat de bunların başında […]
2024 Değerlendirmesi
Yıl değerlendirme yazılarımın altıncısını yazıyorum bu sene. Bu yazılar benim için o kadar güzel bir arşiv oluyor ki, sadece o yıl neler yaptığımın bir kaydı olmakla kalmıyor, bütün o sene boyunca yaşadığım deneyimlerden ne öğrendiğimin, ne dersler çıkardığımın, nasıl ilerlediğimin de somut bir kanıtı olarak benimle kalıyor. Çünkü günün sonunda ne yaşadığınızdan ziyade, o deneyimden […]
Renkler ve insanlar üzerine: Senin rengin hangisi, peki ya benimleyken?
Bir perşembe akşamı içimden gelen bu yazıya direkt bir uyarı ile başlayayım: Bu karaktere göre renk analizi tarzında bir yazı değil. Sakinseniz yeşil, enerjik ve hareketliyseniz sarı renk olabilirsiniz gibi genel geçer veya popüler bir şey anlatmayacağım. Tamamen öznel bir noktadan yaklaşıp aklıma gelenleri serbest akışta yazacağım bir yazı olacak. Renkler, kendimi bildim bileli hayatımda […]
30 yaşından sonra yakın arkadaş edilinir mi? Çocukluk arkadaşlıkları ve yetişkinlik arkadaşlıkları üzerine bir yazı.
Belirli bir yaştan sonra arkadaş edinmenin zor olduğu konuşulur hep. Çocuklukta veya ilk gençlik yıllarında kurulan arkadaşlıkların ekstra kıymetli olduğu, ileride böyle bağlar kurulamayacağı anlatılır. Arkadaşın eskisi kıymetlidir, birlikte büyümüş, çok şey paylaşmışsınızdır, o yüzden de değerini bilmelisinizdir, çünkü büyüdükçe böyle bağlar kurmak zorlaşır derler. Bu fikri farklı yönlerden inceleyeceğiz bu yazıda, çünkü ben bu […]
