Lyon Yeme İçme Rehberi: Fransa’nın Gastronomi Başkenti 

Lyon gezi rehberinde de bahsettiğim gibi, Lyon Fransa’nın gastronomi başkenti olarak biliniyor. Lyon Fransız mutfağını ve yemek kültürünü deneyimlemek için oldukça iyi bir seçenek çünkü gideceğiniz birçok restoran, klasik Fransız yemek kültürünü yansıtıyor. Restoranların yanı sıra yemek pazarları (food market), dünya mutfakları, sokak lezzetleri ve tabii ki Fransız klasiği olan şahane fırınları da deneyimlemek mümkün. Kendi adıma yeme içme açısından Lyon beni oldukça tatmin etti. 

Lyon’a özgü lezzetler ve Bouchon konsepti 

Bouchon nedir? 

Bouchon, Lyon’daki Fransız restoranlarına verilen genel isim, bistro diyebiliriz aslında. Standart bir restoran gibi menülerinde başlangıç, salata, ana yemek, tatlı her şey var ve hepsini tek tek sipariş verebiliyorsunuz, ama buraların asıl olayı belirli bir fiyata başlangıç – ana yemek ve tatlıdan oluşan fiks menüleri. Fiks diyorum ama, birçok farklı seçenek sunuyorlar. Bu şekilde farklı birçok lezzeti deneyimlemek mümkün. Fiyatlar genel olarak 25-40 euro arasında değişebiliyor, porsiyonlar dev, hani tek başıma her şeyi yemekte gerçekten çok zorlandım ve benim ne kadar yemek yeme kapasitem olduğunu bilenler çok iyi bilir. Dolayısıyla mutlaka bir bouchon deneyimlemenizi tavsiye ederim. Menüden neler seçelim kısmını da birazdan detaylandıracağım. 

Şehir genelinde bolca bouchon var ve oldukça popüler çoğu. Bu yüzden mutlaka rezervasyon yaptırmanızı tavsiye edebilirim, öğlen saatleri daha sakin ama akşam inanılmaz kalabalık oluyor. Bir de genelde tüm gün yemek servisi olmuyor, 12.00-14.00 arası öğlen servisleri oluyor, 19.00’dan itibaren de akşam servisleri başlıyor. Yani rastgele gidip yemek yemek isterseniz kapalı olma ihtimalleri çok yüksek, o yüzden bouchon’da yemek yeme aktivitesinin oldukça planlı bir aktivite olması gerekiyor. Tabii tüm gün açık olanları var ama çok az. 

Şehirde popüler birkaç bouchon: Le Bouchon des Filles, Bouchon Les Lyonnais, Le Bouchon des Cordeliers, Cafe du Jura, Le Sully, Daniel et Denise. 

Bu arada Vieux Lyon’un en işlek yerinde bulunan ve tüm gün açık bir bouchon’dan da bahsedeyim: Le Laurencin. İstediğim bouchon’ları denedikten sonra bir akşam üstü gezerken soğuktan donmuştum, bir soğan çorbası içmek için rastgele buraya girdim. Sonra baktım fiks menü çok uygun fiyatlı diğer yerlere göre, o zaman neden yemeyeyim ki dedim. Yani bouchon deneyimleyeceksem ilk tercihim burası olmayabilir ama fiyat performans restoranı diyebiliriz, aklınızda olsun. 

Lyon’da şarap 

Fransa’da olduğumuz için tabii ki her yerde güzel şaraplar bulabileceğimiz bir şehir Lyon. Fakat konumu bakımıyla Beaujolais’ye yakın ve bu nedenle Beaujolais şarapları yaygın olarak tüketiliyor. Beaujolais şarapları Gamay üzümünden yapılan, kırmızı meyve notalarına sahip, orta-düşük gövdeli hafif şaraplar olduğu için atıştırmalıklarla çok iyi gidiyor. 

Lokal lezzetler 

Quenelle: Benim oldukça beğendiğim bir lezzet olan quenelle, et veya balıkla hazırlanan bir hamur. Ama hamurun içi et veya balık dolgulu değil, direkt olarak hamura katılıyor, yani yerken parçalı değil öyle düşünün. Bu hamuru hazırlayıp haşlıyorlar ve güveçte dolu dolu bir sos ile servis ediyorlar. Benim yediğim ıstakoz sosluydu, müthişti. Bouchonların hepsinde quenelle’e denk gelebilirsiniz, benim yediğim Bouchon Les Lyonnais’deydi. 

Assiette des Canuts: Bu da maydonozlu bir jambon, Lyon’a özgü peynirli otlu lezzetli bir dipsos diyebileceğimiz Cervelle de Canuts, patates salatasından oluşan bir tabak. Başlangıç olarak servis ediliyor. 

Saucisson: Bir çeşit sosis, şarap soslu ve yanında haşlanmış patates ile servis edilenini denedim. Meh bence, ama ben zaten bu tarz yemeklerin büyük bir fanı değilim. 

Pralines roses: Sokaklarda dolanırken birçok fırında bu pembe pralinleri göreceksiniz. Ayrıca satın alabileceğiniz gibi bir de bunlarla brioche, tart falan yapıyorlar, o derece sevilen bir şey. İçi badem, dışı da pembe şeker. Bana göre aşırı şekerli tabii (çünkü kendisi şeker zaten Elvancım ne bekliyordun) ama buralara kadar gelmişken denemeden olmaz. Hem ayrıca bir paket alıp kendi tadı nasıl diye baktım hem de brioche’dan yedim. Bu şekerleri gördüğünüz herhangi bir dükkandan veya fırından alabilirsiniz. 

Tarte tatin: Bu aslında Lyon’a özgü bir lezzet değil ama birçok yerde bulabileceğiniz bir tart. Elmalı tart diyebiliriz. 

Soğan çorbası: Yine Lyon’a özgü olmayan ama mükemmel bir Fransız lezzeti. En sevdiğim çorbalardan biri, soğanı karamelize ediyorlar, bol tereyağı, üzerine bol peynir, yanında baguette, mis. 

St. Marcellin: Bölgeye özgü bir peynir olan St. Marcellin, dışı kabuklu bir inek peyniri. Görüntüsü brie veya camembert’i andırıyor olsa da tadı farklı, biraz acı bir tada sahip. Ben epey beğendim. Bunu da bouchon’larda tatlı yerine yiyebilirsiniz (Fransızların yemek üstüne peynir yeme alışkanlığı var) ya da peynircilerden alıp deneyebilirsiniz. 

Lyon Mekanları 

Bouchon Les Lyonnais

Fransız lezzetleri için tercih ettiğim bouchon burası olmuştu, hem lezzetlerden hem servisten oldukça memnun kaldım. Mutlaka rezervasyon yaptırıp gidin, vaktiniz varsa öğlen servisi daha boş olduğu için daha iyi ilgilenebiliyorlar. Menülerinden quenelle ve assiette des canuts seçtim, üzerine de çok güzel bir creme brulee yedim.  

Boulangerie du Palais

Klasik bir Fransız fırını, Vieux Lyon’da ana sokaklardan birinde. Pembe pralinleri burada deneyebilirsiniz mesela. Tabii kruvasanları, pain au chocolat’ları, tartları falan da çok lezzetli. Vitrinden gözünüze güzel görünen ne varsa kapabilirsiniz.  

Le Luminarium 

Rezervasyon yaptırdığım yemek saatimi beklerken başka bir yemek mi yesem diye düşünürken en iyisi sadece bir şeyler içeyim dedim ve Vieux Lyon’da burayı buldum. İçerisi çok tatlı, tam yorulunca mola vermelik, çeşit çeşit de çayları var. Fırın ürünleri de var ama ben biraz çay içip kitap okudum sadece. Oturma alanı da çok geniş olduğu için gerçekten de tam dinlenmelik bir yer. 

Le vitis bar 

Croix-Rousse’da bulunan bu tatlı şarap barında hem atıştırabilir hem de istediğiniz şarapları deneyebilirsiniz. Çalışanlar yine burada da tatlılar, kadeh şarap ikram ettiler bana mesela. Bu arada genel olarak Lyon’da servisten çok memnun kaldım ben, insanlar da gayet kibar ve güleryüzlü. 

Repere(s)

Evimin yanındaki şarap barı, hemen mahalle barım ilan ettim kendisini. Burası yeni açılmış hep de birbirini tanıyan insanlar geliyor gibiydi ama yine hizmet gayet iyi, ortam da keyifli. Hani özellikle burası bulunup gidilmez ama yakınlardaysanız veya buralarda kalıyorsanız keyifli bir seçenek. 

Pizza Fab 

Evimin tam karşısındaki mini mini take away pizzacı. Yiyemedim ama görüntü ve koku inanılmazdı, tam check in saati öncesi atıştırayım demiştim, ama içeri girince yer olmadığını gördüm, e alıp sokakta mı bekleyeyim falan derken kaldı öyle. Yine etraftaysanız ve uygun fiyatlı lezzetli bir şeyler yemek istiyorsanız aklınızda olsun. 

Carmelo 

Paris’teki Pink Mamma ile aynı grupta olan Carmelo bir İtalyan restoranı. Yalnız gerçekten çok başarılılar. Hem servis hem lezzet hem dekorasyon her şeyiyle keyifli bir deneyim. Trüflü makarnaları çok iyiydi. Burası günün her saati kalabalık olduğu için mutlaka rezervasyon yaptırmak gerekiyor. 

L’Entrecote 

Paris’teki Relais de l’Entrecote’a denk gelmiş olabilirsiniz, burası da aynı mantık. Cafe de Paris soslu antrikot ve yanında patates kızartması, tam bir Fransa klasiği. 

Les Halles de Lyon Paul Bocuse

Sokakta gördüğüm peynircileri talan edip dört gün kaldığım eve çeşit çeşit peynir aldığım ve artık bir şey yiyecek halim kalmadığı için buraya bir türlü uğrayamadım. Ünlü şef Paul Bocuse’ün pazarı diyebiliriz buraya, hiç öyle sokak sokak dolanıp peynirci kovalamakla uğraşmadan direkt buraya gelip birçok şeyi bir arada bulabilirsiniz. 

Mons Fromager Affineur 

Croix-Rousse’da gezerken karşıma çıkan bu peynirci hemen kalbimi çaldı çünkü peynir, özellikle Fransız peynirleri hassas noktamdır. Burayı ekstra sevmemin sebebi ise minik minik porsiyonlarda peynir satıyor olmaları, denemek istediğim ve sevdiğim bütün peynirleri toplayıp çıkmam sonucunda Fransız peynirlerine olan aşkım iyice tetiklendi. Bir şubeleri de Les Halles de Lyon Paul Bocuse’de bulunuyor, aklınızda olsun. Croix-Rousse’daki 07.30-13.00, 16.00-19.30 aralığında açık. 

Lyon gezi rehberinde de buluşalım, bolca story ve seyahat içeriği için instagrama da bekliyorum. 

Bonne journée! 

Bir Cevap Yazın