Etiket: gezi

İstanbul’da Üç Yıl

Bulunduğum noktadan geçmişe bir göz atarak hayatımı, yaşadıklarımı değerlendirmeyi hep sevmişimdir. Nereden nereye geldim, neler yaşadım, neler öğrendim, böyle ara ara bakınca daha net görüyorum, daha iyi değerlendirebiliyorum. Bu yüzden İstanbul’da yaşadığım üç seneyi de yirmi sekiz yaşındaki Elvan’ın gözünden değerlendirmek, öğrendiğim şeylere şöyle bir göz atmak istedim ki kalıcı olsun, unutulmasın, ara ara dönüp

Okumaya devam edin

Brüksel Günlükleri I: Gezi Notları

Bu sene benim için gezdiğim ülkeleri ve şehirleri tekrar tekrar gezme yılı gibi oldu, Brüksel de bunlardan biriydi. Brüksel planı kıştan beri aklımdaydı, sonra plan büyüdü, şekil değiştirdi, önce Paris’e gittim, oradan Brüksel’e geçtim. Aslında bu şehrin en güzel yanı bu, o kadar güzel bir yerde ki, sadece burayla sınırlı kalmayıp iki-üç saat içinde trenle

Okumaya devam edin

Paris Günlükleri II: Yeme İçme Notları

Fransa veya Paris deyince yemekle ilgili aklıma gelen ilk üç şey: şarap, peynir, makaron. Sonra da croissant, tereyağı, tartölet, istiridye. Fransız mutfağı tabii bunların çok daha fazlası, ama şimdi yalan söyleyemeyeceğim saydığım bu şeylerin büyük hayranı olsam da genel olarak Fransız mutfağının büyük bir hayranı sayılmam, beni tanıyan herkesin bildiği üzere denemeyeceğim yemek/yiyecek yoktur ama

Okumaya devam edin

Paris Günlükleri I: Gezi Notları

Paris, benim gözümde hiçbir zaman çekiciliğini kaybetmeyecek bir şehir. Bu benim Paris’e ilk gidişim değildi, ama yine aynı heyecanla gittim, biraz daha büyümüş olmanın etkisiyle daha bilinçli ve keyifli gezdim. Geçen sefer tam olarak fark etmemişim sanırım çünkü çok fazla fotoğraf çekmemişim, Paris gördüğüm en estetik şehirlerden biri olduğu için bu sefer bol bol fotoğraf

Okumaya devam edin

Schengen Vizesi Deneyimleri: Fransa

Daha önceki yazılarımdan birinde (bkz. Almanya Schengen Vizesi) Schengen vizesi dertlerimden bol bol bahsetmiştim, bu yüzden bu sefer girişi (fazla) uzatmayacağım, direkt Fransa’dan aldığım vizeden ve süreçten bahsedeceğim. Eğer Avrupa’yı gezmeyi seviyorsanız siz de Schengen vizesi sendromunu (kendi dilimde böyle bir adı var) bir veya birkaç kez yaşamışsınızdır. Bu süreç beni gereksiz yere her seferinde

Okumaya devam edin

Berlin Gezi Rehberi: Sınırların olmadığı şehir

Berlin, klasik bir Avrupa şehri değil. Kafanızı çevirdiğiniz her yerde mükemmel bir mimari ile yapılmış etkileyici yapılar görmüyorsunuz. Hatta birkaç yeri dışında şehri beğenmeyebilirsiniz bile, şehir çok büyük olduğu için birçok yer inşaat, Berlin bölündüğü zamandan kalma tek tip binalar şehirde çok fazla. Bu kadar laf söyledim diye Berlin’i sevmediğimi düşünebilirsiniz fakat tam tersi, Berlin,

Okumaya devam edin

Ankara Favorileri: Bölüm I

Her ne kadar üç yıldır İstanbul’da yaşıyor olsam da bildiğiniz (veya bilmediğiniz) üzere Ankara benim doğup büyüdüğüm şehir. Yirmi beş sene burada yaşadım, epey bir zaman düşününce. Ailem hala burada olduğu için mümkün olduğu kadar sık gidip geliyorum. Bu sefer bayram tatilini burada geçirdim, sekiz gün kalıp bol bol gezdim.  Ankara’yla ilişkim biraz tuhaf aslında,

Okumaya devam edin

Eminönü-Sirkeci Rehberi: Tarih ve Kaos

Turist olmayı, değişik ülkeleri ve şehirleri gezmeyi neredeyse herkes sever ama çoğumuz konu yaşadığı şehir veya ülke olunca bu konuda çok yetersiz kalıyor. Belki de nasıl olsa oraları bir gün gezerim diye düşünüyoruz ama o bir gün hiç gelmiyor, erteleyip duruyoruz. Biz uzun zaman önce buna bir son vermemiz gerektiğini düşünerek ne zaman fırsat bulsak

Okumaya devam edin

Viyana Yeme İçme Rehberi: Sokak lezzetleri, restoranlar, caféler

Viyana’daki müzeleri sarayları gezdik, şimdi de gezinin en önemli kısımlarından birindeyiz: yeme içme tabii ki! Bana göre bir ülkenin/şehrin mutfağını denemenin birkaç yolu var: turistik restoranlara gitmek, yerel restoranlara gitmek, barlara gitmek, sokak lezzetlerini tatmak ve evde tarif denemek. Biz bunların hepsini yaptık. Turistik yerlerle başlayalım o zaman. Figlmüller Viyana şinitzelini duymayan yoktur. Figlmüller, bu

Okumaya devam edin

Viyana Gezi Rehberi: Bir kere gelmenin asla yetmediği şehir

Görkemli, düzenli, bol tarihi binalı, sistematik haliyle klasik bir Orta Avrupa şehrinden çok daha fazlası: Viyana.  En baştan söyleyeyim, bir haftalık tatilde önce Viyana’yı gezerim oradan bir günlüğüne Hallstadt belki de bir Salzburg yapar dönerim gibi fikirleriniz varsa (benim vardı çünkü) hepsini hemen unutun ve Viyana’ya bir haftadan az zaman ayırmayın. Bana göre gezmek demek

Okumaya devam edin