Dour Festival Rehberi: Belçikalı bir festival daha

Belçika, festivalleri ile çok övünen bir ülke. Tabii dünyaca ünlü Tomorrowland’leri var, Rock Werchter bir diğer ünlü festivalleri falan derken bir yandan haklılar diyebiliriz (benim tarzıma tam hitap etmedikleri için ben buna katılmayabilirim ama bu subjektif bir yorum). Bugün üzerinde konuşacağımız festival ise bu sene 35. yılını kutlayan Dour Festival. 

Dour Festival için ben ‘Tomorrowland but make it local’ diyordum ama aslında 225 bin kişinin katılımı ile yine dev bir festival kendisi. Lokal dememin sebebi, genelde Belçikalıların ve çevre ülkelerin katılımı olması, dünyanın öbür ucundan kalkıp geleni Tomorrowland kadar değildir. Yani Tomorrowland kadar bilinmiyor evet, ama katılımcı sayısı inanılmaz yüksek. Ve Tomorrowland kadar bilinmediği için yok biletler açıldığı gün bitmiş, yok site kilitlenmiş, yok resmi olmayan yerden beş katı fiyatına bilet aldık gibi şeyler olmuyor. Biletlere erişiminiz gayet kolay. Hadi gelin şimdi önce sıkça sorulan sorular gibi festival hakkında genel bir bilgi edinelim, sonra da 2025 deneyimini sizlerle paylaşayım.

Dour Festival nerede? 

Belçika’nın Fransa sınırına yakın Dour kasabasında düzenleniyor. 

Dour Festival’e nasıl gidilir? 

Dour Festival’e Brüksel üzerinden gidebilirsiniz. Brüksel’den önce trrenle Mons’a, oradan da St. Ghislain istasyonuna tren ile aktarma yaparak gittik biz. Sonrasında tren istasyonundan kalkan otobüsler, sizi direkt festival alanının kapısında bırakıyor. 15-20 dakika sürüyor. Bütün bu ulaşım Dour biletinizle birlikte indirimli oluyor. 

Eğer toplu taşıma tercih etmeyecekseniz, festivale nasıl katılacağınıza uygun şekilde araba kiralayabilirsiniz. Araba park alanları ayrı ve biraz kalabalık oluyor. 

Dour Festival kaç gün sürüyor? 

Dour Festival, 5 gün sürüyor. Çarşamba günü başlayıp pazar günü bitiyor. 

Dour Festival’e günübirlik katılım mümkün mü? 

Evet mümkün, isterseniz tam katılım bileti alabilirsiniz, isterseniz line up beğendiğiniz bir güne bilet alabilirsiniz, isterseniz de hafta sonu bileti alabilirsiniz. Festivalin sitesinden bütün seçenekleri inceleyebilirsiniz.

Dour Festival’de ne tarz müzik çalıyor? 

Dour Festival, diğer bahsettiğim festivallerden farklı olarak birçok müzik türünü bir arada sunuyor katılımcılara. Tekno, alternatif, rock, R&B gibi farklı birçok zevke hitap eden farklı sahneler kuruluyor festival alanında. O yüzden müzik zevkinize göre birilerini bulmanız mümkün. 

Dour Festival’de konaklama seçenekleri neler? 

Festivalde konaklayacaksanız, festival giriş biletini ayrı, kamp biletinizi ayrı almanız gerekiyor, yani kamp bileti aldığınızda konserlere giriş bileti almış olmuyorsunuz, ikisini de tek tek alacaksınız. 

Dour’da kamp için regular camping, daha fazla imkan sunan comfort camping, çevre dostu green camping ve bir de les bains alanı bulunuyor. Yine siteden tek tek fiyatları ve olanakları inceleyebilirsiniz.

Biz günübirlik katıldığımız için, konaklama seçeneklerini detaylandıramıyorum. 

Dour Festival’de yemekler nasıl? 

Dour festival, farklı yemek seçenekleri sunuyor. Burger, patates, pizza, tatlı gibi fast food seçenekleri bulabilirsiniz. Vejetaryen ve vegan beslenenler için de elbette seçenekler mevcut. Genel olarak yemek deneyimi bence fena değildi. 

Su ücretsiz, istediğiniz yerden temiz su doldurabilirsiniz. Termosunuzu yanınıza alın. 

Dour Festival pahalı mı? Nakit mi kart mı kullanılıyor? 

Dour Festival’de yemek ve içki, şehir ortalamasının üzerinde. Nakit de kart da geçmiyor, festival uygulamasını indirip kartınızdan para yüklüyorsunuz, yüklediğiniz para da direkt olarak festival alanına girerken size verdikleri bilekliklere yükleniyor. Yani alışverişinizi bilekliğinizdeki qr kodunu okutarak yapmış oluyorsunuz. ‘Douro’ dedikleri bir para biriminden fiyatlandırıyorlar her şeyi, 20 Douro 35 euro idi bu sene, siz euro olarak yüklüyorsunuz. Çok karışık değil merak etmeyin, sadece biraz pahalı o kadar. 

Dour Festival’de tuvalet ve duş meselesi 

Kamp yapmadığımız için duş konusunu bilmiyorum ama tuvaletleri festival tuvaletine göre çok çok temizdi. Her zaman tuvalet kağıdı vardı (bunun için çözüm olarak tuvalet kağıtları kabinlerde değil, dışarıda duvarda asılıydı, gördüğüm en iyi festival tuvaleti çözümü) ve sifonu çektiğinizde otomatik olarak kimyasal bir temizleyici ile temizlendiği için, hiç kötü kokmuyordu tuvaletler. (Ozora tuvaleti görmüş biri olarak Dour bu konuda nasıl muhteşemdi, anlatamam). 

Dour Festival’de hava nasıl? 

Tek kelime ile, dengesiz. Biz yağmur botları ile gittik, gün içinde bir ara pişman olduk sıcak ve güneşliydi, sonra KORKUNÇ bir yağmur yağdı donduk, gece 12 derece oldu falan. Yani her mevsime göre bir şeyler götürmeniz gerekiyor, günübirlik gitseniz bile. Özellikle yağmur için yağmur botu, yağmurluk ve su geçirmeyen çanta gibi şeyleri mutlaka alın yanınıza. 

Dour Festival’de sahneler 

Festivalde 7 farklı sahne bulunuyor, hepsi birbirine kısa bir yürüme mesafesinde. The Last Arena’yı ben ana sahne gibi düşünmüştüm (biraz öyle aslında) ama mesela Boris Brejcha De Balzaal diye farklı bir sahnede çaldı. O yüzden hepsine göz atmakta fayda var. 

Dour mobil uygulamasında bütün line up’ı görebiliyor ve de işaretleyerek kendi gitmek istediğiniz herkesi de planlayabiliyorsunuz, çok pratik yapmışlar. 

Ses sitemine gelecek olursak, bence şahane bir ses sistemi yoktu. Sesler arada karışıyordu ve The Last Arena’da Charlotte de Witte çalarken sahnenin biraz arkalarına gittiğimizde ses çok azalmıştı. 

Dour Festival Eşya Listesi 

Şimdi festivalde neye ihtiyacımız olacağına bakalım, bu sadece Dour için değil genel festival eşya listesi aslında. Konaklama için liste çok daha kocaman (onun için Ozora Festival rehberime bakabilirsiniz – orada aklınıza gelecek tüm ayrıntıları yazmıştım) bu kez burada günübirlik sırt çantanızda olması gereken şeyler listesi yapacağım. 

  • Kalın, sizi sıcak tutacak bir sweatshirt, içlik, her neyse. (Gece buz gibi oluyor, orada kalın bir şeyler satıyorlar ama 50-80 euro arası, hem de güzel bile değil) 
  • Yağmurluk (Decathlon’dan panço gibi hafif basit bir şey yeterli)
  • Yağmur botu ile gitmenizi tavsiye ederim 
  • Yedek tişört (yağmurdan ıslanır veya terlerseniz kurtarıcı) 
  • Yedek çorap ve iç çamaşırı (ıslanır falan bir şey olur dursun) 
  • Minicik bir havlu (çok dans ederseniz güneş altında terleyeceksiniz) 
  • Termos (su doldurmak ücretsiz ama termos sizden tabii) 
  • Güneş gözlüğü 
  • Güneş kremi 
  • Yara bandı (ben cüzdanımda hep taşırım just in case) 
  • Yere serip oturmak için bir örtü, tercihen çadır matı gibi su geçirmeyen bir şey olsun ki yerler nemliyse ıslanmayın) 
  • Ben şortla gittim, yanımda tayt götürmüştüm gece beni kurtardı, iyi ki getirmişim dedim. Just saying 

Protip: Telefon, kredi kartı, anahtar vs değerli şeylerinizi bel çantanıza, yukarıdakileri de sırt çantanıza alın. Bu bütün yukarıda saydığım her şey, benim orta boy sırt çantama sığdı. Bel çantanızı hiç üstünüzden çıkarmayın ki kaybolmasın. Sırt çantanızı dans ederken yakın bir yerde yere bırakabilirsiniz, ama bel çantanızı bırakmayın. Ayrıca sırt çantasında bir ton eşya arasında telefon vs aramak çok can sıkıcı olacağı için bir particinin en yakın dostu bel çantasıdır. 

Not: Alana girerken her şeyinizi tek tek arıyorlar. Yani çanta aramanın da ötesi, siz bütün çantayı havaalanı gibi minik minik kutulara boşaltıyorsunuz. O yüzden ona göre çantanızı planlayın, aşırı dökülecek bir şey olmasın, minik minik bir ton şeyi o kutulara yerleştirmek çok can sıkıcı (benim bir ton yok pullu kıyafet yok glitter yok pembe gözlük yok parti bilmemnesi vardı hepsini tek tek dökmek çok yorucu oldu, sonra güvenlik bana günübirlik bütün dolabınızı getirmişsiniz mademoiselle dedi, şakalı sohbetler sonrası alana girmem çok uzun sürdü). 

Not 2: Sırt çantanız su geçirmez olursa büyük avantaj. 

Dour 2025 Deneyimi 

Şimdi sıkça sorulan sorular ve genel bilgiler kısmını bitirdiysek, kendi deneyimimden bahsedebilirim. 

Pazar günü, yani festivalin son günü için bilet aldık ve alana 15.00 gibi girdik. Gittiğimizde bomboştu, kampçıların bir kısmı dönüyordu. Akşama doğru yavaş yavaş kalabalıklaştı, muhtemelen hem kamp yapanlar yavaştan alana geldi, hem de günübirlik gelenler gelmeye başladı. 

Alanda müzik var ama gündüz anladığım kadarıyla kayda değer bir şey olmuyor (ben tam bir day time psychedelic trance particisi olduğum için, Ozora gibi festivallerde benim partim gündüz 11.00 sularında başlar, 9da uyanır duşumu alır kahvemi içer koşarak main stage’e giderim o yüzden ne demek 15.00’da bir festivalin sakin olması benim için) olay akşama doğru başlıyor. 16.00’da Nathalie Duchene vardı mesela, o bizi epey dans ettirdi ama alan boştu, çok insan yoktu. 

Asıl görmek istediğimiz Charlotte de Witte 22.45’te çıktı, Boris Brejcha 00.30’da. Brejcha bitirdikten sonra Ben Ufo vardı ve en son kapanışı Yousuke Yukimatsu yaptı, 03.00’da bitirdi. Kendi adıma, hep söylüyorum ben bir teknocu değilim psychedelic trance aşığı bir insanım, ama bu dört sanatçı da gayet eğlenceli ve keyifli setler çaldılar. Özellikle Boris Brejcha’da çok çok eğlendik, 16 Red Even setin favori parçası oldu bizim için, Charlotte de Witte bence fena değildi ama süper değildi, Yousuke bey ise gecenin sürpriziydi, kendisiyle ilk kez tanıştık. 

Genel olarak katılımcı kitlesi oldukça tatlıydı, festivallerin çoğunda böyle oluyor zaten. Genelde insanlar oralara oldukça açık fikirli ve arkadaş canlısı bir şekilde gidiyorlar, dolayısıyla tanımadığınız birçok insanla sohbet ediyor arkadaş oluyorsunuz. Bence bu psychedelic trance festivallerinde çok daha baskın ama (psychedelic trance kültürüne olan aşkımı her yerde anlatmadan ve bu kültürü övmeden duramam) yine de genel olarak tatlı bir kitle oluyor. 

Festivalin kapanışı ve çok kötü geçen geri dönüş deneyimi 

Bu bölümü özellikle yazıyorum çünkü güzel geçen gecenin aniden bitişini ve festivalin beceriksizliği yüzünden bir buçuk iki saatlik dönüş yolunun nasıl beş saate çıktığını sizle paylaşmak isterim ki siz önden önlem alın. 

Müzik 03.00’da bittiği gibi, herkesi festival alanından çıkarmaya başladılar. Hani dans etmekten yorulmuşuz bir nefes alalım diye oturmak istedik, kapatıyoruz diye apar topar herkes 15 dakika içinde alandan çıkmak zorunda kaldı. Bütün yemek yerlerini ve tuvaletleri kapattılar ve herkesi çıkışa yönlendirdiler. 

Evet anlıyorum festival bitti, temizlik yapılacak vs ama ben hayatımda 03.00’da biten bir festival görmedim. İnsanlar zaten yorgun oluyor ve bir anda neye uğradığımızı şaşırdık. Bu arada 03.00’da çıkarıyorlar ama, tren istasyonuna giden shuttle 04.30’da kalkıyor. Müthiş bir plansızlık. İçeride beklemek gibi bir opsiyonunuz yok. 

Biz alandan çıkıp shuttle durağına gittik, bir otobüs erken gelmiş, tamamen dolunca gitti, diğerini yarım saat bekledik. Biz ikinciye bindik, hala 1-2 otobüs insan kaldı o sırada arkamızda. Onlar ne yaptı mesela hiçbir fikrimiz yok. Yani bu festivalin biteceği saat belli, günübirlik katılan çok o belli, 4-5 shuttle arka arkaya dizip planlamak bu kadar zor olmasa gerek. Sonra tren istasyonuna gittik, 40-45 dk da Brüksel trenini bekledik. Bu tren Brüksel’e gidiyor direkt dedi görevliler, bindik. Yarı yolda ‘rota değiştirdi aktarma yapacaksınız’ diyerek indirildik. Diğer treni de 45 dk falan bekledik. Bu beklemelerin çoğu soğukta bu arada, çünkü ana hall’a çıkarsak da tren gelince kaçırırsak diye gergin herkes, çünkü planlı ilerlemiyor. 2 saat oldu bize 5-6 saat, uykusuzluktan mahvolmuşuz, donuyoruz dışarısı 11-12 derece, rüzgarlı. Yani dediğim gibi yılda bir kez olan bir festival için bağlantılı shuttle ve tren ayarlamak ne kadar zor olabilir, çok kötü bir deneyimdi. Ben en son soğuktan ağlayacaktım, benim böyle durumlarda tek dayanamadığım şey soğuk oluyor. 

Yani demek istediğim, festivalin son günü gidecekseniz gece müzik bittiği an kendinizi kapı dışında bulacaksınız, bilginiz olsun. Uber falan da Brüksel’e kadar gider mi bilmiyorum. Kamp yapmayacaksanız, ya erken çıkıp bu karmaşaya kalmayabilirsiniz (diğer shuttle saatlerini kontrol edin) ya da kendi arabanızla gelirseniz, arabada birkaç saat uyuyup dönebilirsiniz. Diğer günler müzik bittiği an alanı boşaltıyorlar mı bilmiyorum (kamp konaklama ve konser alanı ayrı çünkü) ama son gün öyle olduğu kesin. 

Bu arada 24 saat müzik yok alanda (bu yine benim için çok enteresan bir şey mesela, 24 saat müzik yoksa neden festival dedirtiyor bana) o yüzden önceki günlerde de aynı şeyi yapıyor olma ihtimalleri var, ama tahmin yürütüyorum, deneyimlemedim. 

Son 

İşte böyle, festival hakkında bildiğim ve deneyimlediğim her şeyi paylaştım sanırım. Benim hayatımın aşkı festivalim Ozora’cığım hakkında okumak isteseniz de internette bulabileceğiniz en detaylı Ozora rehberi olan gözbebeği yazımı buraya bırakıyorum. 2023 ve 2024 deneyimlerini de ayrıca bulabilirsiniz. 

See you on the dance floor! 

Bir Cevap Yazın