Floransa ile ilgili bir başka yeme içme rehberini 2020 yılında yazmıştım. O zamanlar tabii şaraptan pek anlamıyorum, blog yazalı da daha 1 sene olmuş, oldukça acemi kalıyor ama yine de burada söz edilenler dışında işinize yarayabilecek bilgiler var, o yüzden göz atmanız iyi olabilir. Geçtiğimiz 4 yıl içinde ise hem seyahat hem yazı konusunda tabii ki tarzım değişti ve gelişti (bkz. Tarkan’ın değiştim ve geliştim görseli iykyk) ayrıca bir de WSET 2’yi üstün başarı derecesi ile bitirerek ‘ben şaraptan anlamıyorum’ kısmını ‘certified wine enthusiast’ olarak güncellemiş oldum. O yüzden artık Toskana deyince daha çok şaraptan bahsedebileceğiz.
İçindekiler
Toskana Bölgesi ve Floransa
İtalya yeme içme konusunda bize hep çok şey sunan bir ülke. Genel bilinen yemekleri aslında çok basit malzemelerden oluşuyor ve İtalyan mutfağının en önemli özelliği çok kaliteli temel malzeme kullanmak. Peyniri, unu, zeytinyağı o kadar lezzetli ki zaten iyi malzeme iyi ellerde muhteşem lezzetlere dönüşüyor. Her bölgesinde ayrı ayrı lezzetler mevcut, Toskana’da ise özellikle şarap konusuna odaklanıyoruz.
Toskana’ya özgü lezzetler
Bistecca Alla Fiorentina: Floransa’nın en meşhur yemeklerinden biri, Floransa usulü T-bone steak. Dev bir porsiyonda geliyor, tam kıvamında ızgarada pişmiş oluyor. Et seviyorsanız çok seversiniz.
Panzanella: Bu biraz böyle çoban salatanın ekmeklisi gibi. Kızarmış ekmekli bir salata gibi düşünebilirsiniz.
Tortelli di patate: Patates dolgulu tortelloni.
Pecorino Toscano: Pecorino Romano’ya göre daha kremsi ve yumuşak yapıda olan Pecorino Toscano’nun yıllandırılan ve yıllandırılmayan versiyonları mevcut. Zaman zaman parmesan yerine de kullanılabiliyor.
Toskana Şarapları
Toskana, şaraplarıyla ve bağlarıyla meşhur. Montepulciano için ayrıca bir yazı yazdım fakat buradan da not düşeyim, Floransa seyahatinize araba kiralayıp şarabıyla meşhur yerleri gezmeyi de dahil etmek çok keyifli bir fikir.
Toskana’da gezebileceğiniz şarabıyla meşhur başlıca yerler: Chianti, Montepulciano, Montalcino ve San Gimignano.
Toskana’da yetiştirilen başlıca üzüm Sangiovese. İçeceğiniz lokal şarapların çoğunda %80 civarında bu üzüm bulunuyor. Bazıları %100 Sangiovese üzümünden oluşuyor olsa da, genellikle %80 oranında kullanarak kalan kısmını da diğer lokal üzümlerle harmanlıyorlar. Bu bölgenin şarapları genellikle güçlü şaraplar, yüksek gövdeli ve yüksek tanenli oluyorlar. Dolayısıyla çok hafif kırmızı şaraplar sayılmazlar.


Floransa Mekanları
Babae & Prae
Avrupa’da verem salgını olduğu dönemlerde, alışveriş sırasında bulaşmasını önlemek amacıyla, kimse kimseyle temas etmesin diye ‘buchette del vino’ adı verilen mini mini pencerelerden şarap satılıyormuş. Şehirde dolaşırken böyle minik pencereler görmeniz mümkün. Babae ise hala bu şekilde şarap satıyor ve tabii ki bu yüzden oldukça popüler, önünde sıra oluyor. Biz gittiğimizde sıra öyle çok da uzun değildi, hava çok güzeldi ve on beş dakika falan bekledik, ama sıra bazen çok uzayabiliyor. İçerik üreticisi değilseniz çok da beklemeye değmez, normal masaya da servis yapıyorlar. Ama tabii görseli keyifli.
Tam karşısında da Prae var, ikisi ortak. Prae’de oldukça lezzetli atıştırmalıklar var, Babae’den içkinizi alıp buraya oturup bir şeyler atıştırabilirsiniz. Bulundukları yer de çok güzel, hava da güzelse akşam yemeği öncesi mis gibi plan.


Soul Kitchen – Bar & Aperitivo
Güzel kokteyller içebileceğiniz, aperitivo da yapabileceğiniz tatlı mı tatlı bir mekan. Biz buraya çok tokken geldiğimiz için birer negronimizi içip kalktık. Tapasta ve aperitivoda aklım kaldı, siz gidip bakarsınız.

All Antico Vinaio – Sandviç
2020 yılındaki Floransa seyahatimde deneyip bayıldığım, sadece benim bayılmadığım, Google’da 41 bin küsür yoruma sahip sandviççi. Tabii ki Floransa’da başka sandviççiler de vardır ama burası da boşuna popüler değil. Soslarından, peynirlerinden, etlerinden ekmeklerine gerçekten hepsi o kadar lezzetli ki, bir seyahatte tek bir kez gitmek yetmiyor. Bu arada pro tip: Normalde burası tek yerden alıyordu siparişi, şimdi bir de otomatik sipariş makinesi eklemişler tam karşı dükkana. Eğer hazır sandviçlerden seçecekseniz, sandviçinizde değişiklik yapmayacaksanız direkt makineye gidin, çoğu insan gitmiyor. Makineden sandviçi seçip ödüyorsunuz, hemen hazırlıyorlar sandviçi. 2-3 euroya da bir kadeh (ya da bardak diyeyim) şarabınızı alın, MİS.
Antep fıstığı kreması, trüf kreması, burratası, stracciatellası falan yani o kadar güzel ki, şu anda bunları yazarken keşke olsa da tekrar yesem diyorum.
Dediğim gibi, kaliteli ürünlerle sandviç hazırlatmak İtalya’da oldukça popüler ama All Antico Vinaio denendi, onaylandı.
Gino’s Bakery – Fırın

İçlerinden birinin Gino olduğunu düşündüğüm çok yaşlı bir çifte ait olan bu minik bakery, klasik İtalyan tatlarını sunuyor. Birçok şey denedik, hepsi de güzeldi. Ponte Vecchio’nun çok yakınında, geçerken birkaç şey alın derim.

Trattoria Alfredo – Restoran
Uffizi sonrası çok acıktığımızı fark edip rastgele bir yere oturmak istediğimizde burayı bulduk. Tam Uffizi’nin karşısında yan yana birkaç restorandan biri. Yemekleri de tiramisusu da oldukça güzeldi, fiyatları da uygundu.


Vivoli Patisserie – Affogato ile ünlü cafe
Espresso ve dondurmadan oluşan affogatoyu birçok yerde bulabilirsiniz ama buranınki bir ayrı ünlenmiş durumda. Hazırlama şekilleri de çok estetik. Yine sadece benim bildiğim gizli bir mekan değil burası da, acayip sıralar oluyor. Biz beklemedik, ‘gençlik iksiri verirlerse ancak bekleriz’ gibi bir yorum yaparak yürümeye devam ettik. Boş denk gelirseniz veya bir affogato için beklemeye bu kadar sabrınız varsa nasıl olduğunu bana da anlatın.


Kitsch – Bar & Aperitivo
2020’deki seyahatimde vazgeçilmez aperitivo barımdı burası. Her şey aynı mı diye tekrar ziyaret etmek istedim. Evet, neredeyse her şey aynı. 15 euroya içkiniz + açık büfe aperitivonuz sizlerle. 18.00-18.30 gibi başlıyor aperitivo. Burası geçen sefer karbonhidrat, et ve peynirden yorulan bünyemize çok iyi gelmişti çünkü açık büfesinde greek salad, ıspanak, bezelye salatası gibi çeşit çeşit sebze de bulunuyor. Ama tabii klasik İtalyan karbonhidratları da var merak etmeyin. Birçok yerde aperitivo denememe rağmen burası kadar çeşit hiçbir yerde görmedim. Hazırlanan yemekler öyle inanılmaz nitelikli değil haliyle ama tam bir fiyat performans mekanı diyebilirim. Bu arada barın bulunduğu bölge de oldukça tatlı, tasarım ve vintage dükkanları da gezin buralara kadar gelmişken.
Spirituum Spritz Club – Bar
Mini mini bir bar olan Spirituum Spritz Club oldukça keyifli bir yerdi aslında ama burada biraz tuhaf anılarımız var. Bar öyle bir atmosfere sahipti ki, bizim dışımızda herkes birbirini tanıyor gibiydi. İçeri giren barmene sarılıyor, herkes masa masa geziyor, her gelen büyük coşkuyla karşılanıyor falan öyle bir samimiyet. Biz de böyle hiçbir tarafı tanımadığımız ve yanlışlıkla içine düştüğümüz bir düğünde gibiydik. Bunun dışında ortam keyifli, içkiler güzel. Belki siz de herkesi tanıyormuş gibi davranırsınız.


Rasputin – Speakeasy Bar
Spirituum Spritz Club sonrası başka bir mekan ararken Gürman Ankara’dan bize mekan buldu ve kendimizi bir speakeasy olan Rasputin’de bulduk. Ben iki içki arası dondurma yiyordum, mekana girerken Nihan’ın tehditleri sonrası dondurmamı atmak zorunda kaldım bunu da her seferinde Nihan’a hatırlatıyorum BANA DONDURMAMI ATTIRDIN diye, kırıcı bir anımız…… Neyse, hem mekan hem içkiler çok güzeldi, o yüzden burayı da listeye ekleyin.


Diğer Floransa yeme içme rehberime bakmayı, yanında da Floransa gezi rehberini okumayı ihmal etmeyin, turist akını içinde gezmeye ve şehre aşık olmaya hazır olun.
Arrivederci!
