Yazar: elvanofficial

Taksim- Galata Mekanları: Favoriler II

İstanbul’da en sevdiğin yer neresi diye sorulduğunda cevabımı beni tanıyan çoğu kişi bilir: Galata ve civarı. Buna ek olarak birçok yer sayabilirim, ama Galata’ya olan aşkım bitmek bilmiyor. Tarih mi arıyorsunuz, her çeşit güzel mekan mı arıyorsunuz, sizi Galata’ya alalım. Tabii ara sokaklara girip asla beklemediğiniz garipliklerle karşılaşmanız da olası, ama bu İstanbul’un neredeyse her

Okumaya devam edin

Amsterdam Notları

Amsterdam benim daha önce bir türlü planlarıma dahil edemediğim bir şehirdi. Brüksel’e çok yakın olmasına rağmen geçen sefer ziyaret etmemiş, sonra da pişman olmuştum. Bu sefer Brüksel’e kadar gelmişken Amsterdam’a gitmemek olmaz diyerek Eylül planlarına burayı da ekledim. Aslında yine istediğim gibi olmadı çünkü konaklama işini son ana (son an dediğime de bakmayın, bir ay

Okumaya devam edin

İstanbul’da Üç Yıl

Bulunduğum noktadan geçmişe bir göz atarak hayatımı, yaşadıklarımı değerlendirmeyi hep sevmişimdir. Nereden nereye geldim, neler yaşadım, neler öğrendim, böyle ara ara bakınca daha net görüyorum, daha iyi değerlendirebiliyorum. Bu yüzden İstanbul’da yaşadığım üç seneyi de yirmi sekiz yaşındaki Elvan’ın gözünden değerlendirmek, öğrendiğim şeylere şöyle bir göz atmak istedim ki kalıcı olsun, unutulmasın, ara ara dönüp

Okumaya devam edin

Brüksel Günlükleri II- Yeme İçme Notları

Brüksel (veya Belçika) dendiğinde sizin de aklınıza muhtemelen benimle aynı şeyler geliyordur: bira ve çikolata. Devamında da patates ve waffle. Genel olarak yeme içme meselesi bunlar etrafında dönüyor zaten, ama en az bunlar kadar güzel bir şeyi de es geçemeyiz: midye. Bunların hepsine tek tek değineceğiz. Brüksel’in ‘bürokrasi şehri’ imajına rağmen gayet canlı bir gece

Okumaya devam edin

Brüksel Günlükleri I: Gezi Notları

Bu sene benim için gezdiğim ülkeleri ve şehirleri tekrar tekrar gezme yılı gibi oldu, Brüksel de bunlardan biriydi. Brüksel planı kıştan beri aklımdaydı, sonra plan büyüdü, şekil değiştirdi, önce Paris’e gittim, oradan Brüksel’e geçtim. Aslında bu şehrin en güzel yanı bu, o kadar güzel bir yerde ki, sadece burayla sınırlı kalmayıp iki-üç saat içinde trenle

Okumaya devam edin

Kahve Demleme Atölyesi: Kahve Hakkında Birtakım Gerekli Bilgiler ve Teknikler

Kahve birçoğumuzun günlük hayatının vazgeçilmezi haline gelmiş durumda. Özellikle son yıllarda açılan mekan sayısı ve kahveye olan ilgi eskisine göre çok daha fazla. İlgi ve mekan artışı ile birlikte ‘üçüncü dalga kahvecilik’ ve ‘nitelikli kahve’ terimlerini sık sık duyar olduk. Bu akımlar ve sektörün büyümesi sayesinde daha kaliteli kahveye erişim daha önce hiç olmadığı kadar

Okumaya devam edin

Imera and Niks Carnaval- İstanbul

Eylül ayı benim için son derece hareketli ve yoğundu. Ayın ilk iki haftasını Ankara’da geçirdim, 19 Eylül’de Paris’e uçağım vardı. Bir yandan taşınma durumları, bir yandan seyahat planları derken araya böyle çılgın bir konseri katsam mı katmasam mı, gidersem çok yorulur muyum sonrasında ev taşıyacağım, sonra on beş gün gezeceğim bir tatile gideceğim gibi düşüncelerle

Okumaya devam edin

Birey Olmak ve Sağlıklı İlişkiler

İnsan, hayatını iletişim ile sürdüren sosyal bir varlık. Her ne kadar kimi insan içe dönük olmaya kimisi de dışa dönük olmaya daha eğilimli olsa da diğer insanlara ihtiyacımız olduğu bir gerçek. Bu ihtiyaç farklı boyutlarda ve şekillerde olabilir, ama zihinsel olarak sağlıklı kalmanın yollarından biri diğer insanlarla iletişim kurmak. Bu her zaman bizim farkındalığımızla gerçekleşmiyor

Okumaya devam edin

Paris Günlükleri II: Yeme İçme Notları

Fransa veya Paris deyince yemekle ilgili aklıma gelen ilk üç şey: şarap, peynir, makaron. Sonra da croissant, tereyağı, tartölet, istiridye. Fransız mutfağı tabii bunların çok daha fazlası, ama şimdi yalan söyleyemeyeceğim saydığım bu şeylerin büyük hayranı olsam da genel olarak Fransız mutfağının büyük bir hayranı sayılmam, beni tanıyan herkesin bildiği üzere denemeyeceğim yemek/yiyecek yoktur ama

Okumaya devam edin

Paris Günlükleri I: Gezi Notları

Paris, benim gözümde hiçbir zaman çekiciliğini kaybetmeyecek bir şehir. Bu benim Paris’e ilk gidişim değildi, ama yine aynı heyecanla gittim, biraz daha büyümüş olmanın etkisiyle daha bilinçli ve keyifli gezdim. Geçen sefer tam olarak fark etmemişim sanırım çünkü çok fazla fotoğraf çekmemişim, Paris gördüğüm en estetik şehirlerden biri olduğu için bu sefer bol bol fotoğraf

Okumaya devam edin